Pilgrim

Foursquare’in eğlenceli bir tüketici uygulamasından geri planda ciddi bir ticaret odağına dönüşümünü Pilgrim ile bir adım daha ileriye taşınıyor.

Söz konusu lokasyon uygulaması, tüm mobil uygulamalara açık yeni bir platform kuruyor. Bu platform lokasyon bazlı anında bildirimde bulunulması imkanını sunarak ve doğru zamanda ve en önemlisi doğru yerde dikkatinizi uyararak telefonunuzdaki uygulamaların ekranda ön plana çıkmasına imkan sağlıyor.

Arkadaşlarının nerede olduklarını ve bu sayede gerçek hayatta nerede buluşabileceklerini tespit edebilmelerini sağlayan bir mobil uygulama oluşturmak hedefiyle on yıl kadar önce yola çıkan New Yorklu Dennis Crowley şirketinin evrimini bir adım daha ilerletiyor.

Crowley daha önce DodgeBall’u geliştirmişti (yakar top). Bu hizmet öyle ilgi çekici idi ki, Google kapısını çalarak bu servisi elinden almak istedi. Fakat teknoloji devi bu uygulamanın unutulmaya terkedilmesine neden oldu. 2008’de Crowley bir deneme daha yapmıştı. Bu seferse Crowley’in şirketi Foursquare girişimcileri harekete geçirmeye azmetmiş gibi görünüyor.

Crowley “biz sadece güzel şeyler geliştirmeyeceğiz, başkalarının da güzel şeyler geliştirebilmelerine yardımcı olacak araçlar geliştireceğiz” demekte ve “Biliyoruz ki, birgün gelecek, kişinin telefonunu açmasına hatta herhangi birşey yapmasına gerek kalmadan, hiç basmayacağınız check-in butonu şeklinde birşey geliştireceğiz” şeklinde sözlerine devam etmekte.

Crowley geçtiğimiz haftalarda işte bu çabanın ortaya çıkardığı şaheserini açıkladı. Pilgrim (Türkçe’de seyyah denilebilir), mobil uygulama geliştiricilere lokasyon bazlı mobil bildirimlerle ve diğer bilgilerle destek sağlamak üzere kullanıma hazır aşamada.

Artık zaman içerisinde, Foursquare’in adına Twitter ve Instagram’ın yanında sık sık atıfta bulunulacaktır. Bu büyük şirketler daha da büyümeye devam ettiler ama Foursquare ayakta kalabilmek için mali kaynak kullanımını da düşük seviyede tutarak kendi serencamesinin doruğuna ulaştı.

Şu anda Fousquare iş bağlantılarıyla para kazanmaya başlamış durumda; Pilgrim de en kıymetli varlığı (asset) olan lokasyon verileri üzerinden kazanç getiren bir araç olarak kabul ediliyor. Foursquare uygulamaların kullanıcı sayısını baz alan fiyatlama düzeylerine göre satış yapıyor ve ticari teknoloji lisansları da pazarlamayı öngörüyor.

Pilgrim bir yazılım geliştirme kitindeki birkaç kod satırından ibaret aslında, ama  tam da Foursquare’in 7 yıldır sürekli olarak güncellenen lokasyon verilerini temel alarak sofistike bir şekilde geliştirilmiş.

Bu kiti kullanan tüm uygulamalar mobil cihaz kullanıcısının nerede olduğunu algılayabilecek (tabi konum özelliği açık olması halinde). Bu veri basit bir enlem boylam bilgisi değil tabii ki; Foursquare bu veriyi mobil telefon kullanıcısının alışveriş yaptığı veya içinde bulunduğu mağazaya kadar detaylandırabilmekte.

Crowley “Kod satırları insanlara uygulamanın bir fırında bulunduğunu veya meşhur bir yerdeki herhangi bir barda olduğunu söyleyebiliyor.” diyor ve “Son on yıldır GPS’in kapalı yapısında yaşadığımızı, GPS’in sadece enlem ve boylam bilgileri sunduğunu ama bir ayakkabı dükkanında olduğunuzu söyleyecek kadar iyi olamadığını” ekliyor.

Bu lokasyon verileri Foursquare’in kendi tüketici uygulamalarına (Foursquare City Guide, Swarm and Marsbot) güç veren teknolojinin aynısı. Uygulamanın özel beta testlerine Capital One Wallet, mobil kupon uygulaması SnipSnap, hediye kartı pazarı Raise ve interaktif müzik platformu TouchTunes katılmış.

Cowley şöyle devam ediyor: “TouchTunes için, içerisinde entegre mekanizmaların bulunduğu şehirlerde 100, 500 ve 1000 ortam bulunabilir. Uygulama, bu ortamlardan birine gittiğinizde, bir TouchTunes mekanında olduğunuzu hemen söylüyor.”

Lokasyon bazlı olanlar da dahil bir mobil cihazdaki anlık bildirimler, Foursquare’in bazı iş ortakları için yeni bir özellik değil. Foursquare bu özelliğin kullanımını daha kolay ve hassas kılan yeni teknolojisi ile anlık bildirimler sunabilmekle farklılaşıyor.

SnipSnap’ın kurucusu Ted Mann ise yaptığı açıklamada “Artık konum belirteçlerini manuel olarak konfigüre etmeye ihtiyaç kalmadığını, artık kullanıcıların bir mekana girdiğini  fark ettiklerini ve bir bildirim aracılığıyla doğru kupon teklifini sunabildiklerini” belirtiyor.

Bu teknoloji gayet sofistike, ama yinelemek gerekirse yeni bir yöntem de değil. Aslında Google (DodgeBall’u satın alıp bitiren şirket) da benzer kabiliyetlere sahip. Ama Crowley teknoloji devinden çekinmediklerini belirtmekte.

Crowley tam olarak şunu söylüyor: “Bu özelliğe sahip olmak bir şeydir, herkese bunu yapabilme yeteneği kazandırmaksa ayrı birşeydir. İşte biz dünyadaki tüm insanlar için bunu tasarladık. Şüphesiz ki Google ve Facebook da bunu yapma yeteneğine sahip, fakat geliştiricilerle konuştuğunuzda insanların anılan büyük markaların kullandığı araçları kullanmak istemediklerini, zira Google ve Facebook’un bu tür faaliyetlerin safdışı bırakılmasına gayret ettiklerini öğrendik.”

Foursquare’in açıklığı ve geliştirici topluluklarına sadakati başka tekonoloji devleriyle iş ortaklığı oluşturmanın kapısını açmış bulunmakta. Snapchat, Twitter, Samsung, Apple ve 100.000’den fazla diğer geliştirici lokasyon verilerine ulaşma imkanı tanıyacak yeterlilikteki Places veritabanını kullanıyor.

Foursquare’in çalışmaları halen Apple, Samsung ve Google gibi akıllı cihaz üreticilerine dayalı.

Bazılarına göre (eski) Foursquare ölüp gitmiş olarak kabul edilmekte. Tabi hala günlük bazda aktif kullanıcıları var ama bunlar gün geçtikçe daha da azalmakta.

Crowley Foursquare’in artık bittiği iddası hakkında ise “gösterge tablosuna baktığımda durumun iddia edildiği gibi olmadığını belirtebileceğini, elbette ki 2009-2011 dönemlerinde kullanan birçok kişinin artık kullanmadıklarını, ama günlük olarak şimdiye kadarkinden daha fazla check-in yapıldığını” söylüyor.

Crowley’e göre Foursquare’in ABD’de çok popüler olmadığı söylenebilir belki ama diğer yerler için hala çok büyük. Foursquare markası bağımsız ve yöneticileri görünür gelecekte de böyle kalmaya devam edeceklerini söylüyor.

Crowley son söz olarak da “Firmasının ilk dört yılından üçünü tüketici uygulaması geliştirmeye odaklanarak geçirdiğini, insanların kendilerinin Twitter veya Instagram gibi olmak istediklerini düşündüklerini, fakat analize ve birşeyler üretmeye dayanan bu inanılmaz girişim faaliyetini keşfettiklerini ve bunun için Google ve Facebook haricindekilere güç katabildiklerini” ifade ediyor.  

Pilgrim

Benzer Gönderiler
Latest Posts from Sosyal Prestij

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir